Davut Güleç Kimdir?

  • Özgeçmiş
  • Fotografı
  • Galeri
  • İletisim

Davut Güleç kimdir?

1960’da Kayseri’de doğdum.
Sümer İlkokulu ve Sümer Ortaokulundan sonra Kayseri Akşam lisesi hemen ardından ön lisans Açık öğretim Fakültesi Halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü, Lisans Kamu Yönetimi ve ön lisans Adalet bölümlerinden mezun oldum. Gazeteciliğe 1974 yılında Erciyes ve Milli Ülkü Gazetesinde başladım. Ülker, Kayseri haber, Ortaanadolu Kayseri Gazetelerinden sonra askere gittim. Türk Basın Birliği Kayseri Şubesinin kurucuları arasında yer aldım. BBC, Cumhuriyet, Demokrat Gazetelerinde çalıştım. 1984’te Milliyet Haberler ajansı Kayseri Büro Şef Yardımcısı, 1991’de Mil-Ha Kayseri Temsilcisi oldum. Ajansların birleşmesi ile 2002 Ocak ayında DHA’da da bir yıl çalışarak emekli oldum. O tarihten sonra Show Tv ve Akşam Gazetesi Kayseri Bölge Temsilcisi olarak çalıştım. Halen Anka Haber Ajansı Kayseri Bölge Temsilcisi olarak çalışıyorum. Kayseri Gazeteciler cemiyetinin yanı sıra bir çok STK’da üyeyim.
Evli ve iki çocuk babasıyım.

Devamını Okuyabilirsiniz…

DENEYİMLERİ NELERDİR

Öncelikle Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri Temsilcisi olarak kendimi şahsınıza ve tüm temsilci ile ilgililere tanıtmak istiyorum..

1960’da Kayseri’de doğdum. Sümer İlkokulu ve ortaokulu Kayseri’de okudum. Ta ki gazeteciliğe adım attığım güne kadar Sümer Dokuma Fabrikası önünde iş çıkışları bardakla çekirdek (ayçiçeği), trenlerde su, ayakkabı boyacılığı ve eski sanayide bulunan pazarda karpuz boşaltarak hayatın zorluklarını da öğreniyordum. İlkokulda Türkan öğretmenimden karnım acıktıkça simit istiyor, o da alıyordu. Tabi okuldaki öğretmen disiplini de çok iyiydi. Sümer vazife evlerinde otururken ağır kış şartları hüküm sürüyordu. Abartmasız, birinci katlara yaklaşan kar kalınlığında imece usulü küreklerle yollar açılıyor, işe okula gidiliyordu. Tam yılını hatırlamıyorum ama okula adım attığımız yıllar “hava saldırısı olacak” denilerek evlere siyah cam örtüleri dağıtıldı. Işık dışarı sızdırılmadı. Ben Sümer sineması, itfaiyesi, bazen fabrika önündeki İsmail amcanın büfesine de gidiyordum. Annemin Hepatit B’den hastanede yattığı günler zor günlerimizdi. Kayseri-Sivas maçında mahalleden yaralananlar olmuştu. O maçtan sonra uzun süre çocuklar sokağa çıkartılmadı, bir süre okula gönderilmedi. Komşuluk ve insan ilişkileri, yardımlaşma,dayanışma mükemmeldi. Benim yaşımdaki herkes Sümer Cami imamı rahmetli Salim amcayı unutmaz. Çünkü mahalledeki çocuklara her zaman ayakkabı, giysi, kırtasiye, neye ihtiyacı varsa kimse görmeden, duymadan kendisi “Baban aldı, sana vermemi söyledi” diyerek verirdi.

Sümer ortaokulu ikinci sınıfta yani Kıbrıs Savaşının olduğu 1974’de tesadüfen amatör spor muhabirliğine başladım. Tabi Kıbrıs savaşı sırasında çocukları pilot ve asker olanlar, dönüşlerinde ilginç anılarını çok anlattı. Nasıl vurulan tek kanat uçakla Kayseri’ye geri geldiklerini. O dönemde Erciyes ve Milli Ülkü Gazetelerinin Düvenönü’nde bulunan matbaa kısmında çalışan ağabeyimin yanına gittiğimde Sümer stadında oynanan amatör maçları takip edecek biri aranıyordu. O dönem Ülker gazetesinden sonra bölgenin en çok satan iki gazetesinin yazı işleri müdürleri rahmetli Şemsettin Çetinsöz ve Osman Duygulu “Sen tarif etsek yapar mısın?” dediler. Benimde onayım ile mesleğe adımı atmış oldum. Bu arada ilerleyen dönemde “Acı kahve” anlamına gelen “Sales” adıyla köşe yazısı da yazmaya başladım. Polisiye olayları da valilik ve jandarmadan bültenleri alarak takip ediyor, çoğu zaman el ile saman kağıda yazıyordum. Ortaokulu tamamlayınca gazeteciliğe devam etmek için Kayseri Akşam Lisesi’ne kayıt yaptırdım. Bazı arkadaşlarımın “dışarıdan bitirip üniversiteye tıbba gidelim”önerisini kabul etmedim.

Tabi sosyal yaşamlarımızda canlıydı. Haftalığı aldığımız zaman gazete patronlarımızdan Atıf Uluyağmur ile birlikte toplu olarak Yenimahalle, Demiryolu, Şahin, Emek, Gaziosman, Alemdar, Oğulcuklu sinemalarına düzenli giderdik. Kovboy filmlerini çok severdik. Ama ilk kez Sümer’de sinemaya gittiğimizde üzerimize araba geliyor diye sinemayı dolduran çocuklarla korkup bağırmıştık. Cumhuriyet meydanında bulunan Zümrüt kitapevinin yanındaki mağazada siyah-beyaz televizyon gösterilirdi. Kalabalık olunca işyeri sahibi fişi çekerdi. Kalabalıkta kendini sinemada zannederek “Makinist görüntü, ses” diye bağırırdı.

Kayseri Akşam Lisesi’ni tamamladıktan sonra Açık Öğretim Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümüne kayıt yaptırarak tamamladım. Halen Açık Öğretim Üniversitesi Kamu yönetimi okuyorum. 1974’de başladığım gazetecilik mesleğinde 1977’de sigortalı olarak çalışmaya başladım. Sırası ile Kayseri’nin yerel Erciyes, Milli Ülkü, Ülker gazetelerinden sonra Günaydın’ın çıkardığı Kayseri Haber gazetesi, Tercüman’ın çıkardığı orta anadolunun en büyük gazetesi Kayseri’de çalıştım. Cumhuriyet ve Demokrat Gazetesi Kayseri temsilciliğinden sonra Antalya Orduevine askere gittim. Isparta’dan sonra Trakya’da Türkiye-Bulgaristan-Yunanistan üçgenindeki Demirköy’de askerliğimi onbaşı olarak tamamladım. Bu arada darbe öncesi yaptığım haberler yüzünden ağır bedellerde ödedim. Zaten iyi gazeteci olmak için “bedel ödemek gerekir” derler. Askerlik dönüşü iki yıl İstanbul’da Günaydın ve Cumhuriyet Yurt Haberleri servisinde görev yaptım. Geldiğim Kayseri’den tekrar dönemedim.

1984 yılında Milliyet Haberler Ajansı Kayseri bürosu orta anadolu temsilci yardımcısı olarak göreve başladım. Bu arada yerel Kayseri Anadolu Haber, Flaş, Objektif Gazetelerinin sayfa editörlüğünü üstlendim. 1991’de Milliyet Haberler Ajansı ve Kanal D Kayseri Bölge ( Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray, Yozgat, Sivas (tamamen), Çorum, Tokat, Kırıkkale, Kahramanmaraş, Adana (kısmen) temsilciliği görevine atandım. Gazetecilikte Polis adliye muhabirliğinde branşlaşarak hem gazete, hem de televizyon da haber-spor-jüri ödülü aldım. Spor yazarlığını da geliştirerek futbol ve basketbolda da çeşitli görevler yaptım.

1988-1991 yılları arasında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Niyazi Bahçecioğlu’nun basın danışmanlığı ile birlikte belediyenin bünyesinde bulunan KBTV’nin Haber müdürlüğü ile ses getirdim. 1991 seçimlerinden hemen sonra bu iki görevimden istifa ederek Kayseri Televizyonu (kay-Tv)’yi 5 arkadaşla kurduk. Objektif Radyo yayın sorumluluğunu da üstlendim. Kay-Tv Haber Müdürlüğü görevinin yanı sıra kapatılmak üzere olan Pınar Tv’nin de kapatılmaması için bir grup arkadaşla sorumluluğunda bulunduk. Çeşitli nedenlerle Kay-tv ve Pınar tv’den ayrıldım. 2000 yılına kadar başarı ile yaptığım Milliyet ve Kanal D Temsilciliği görevini, Doğan grubu ajanslarının birleşmesi üzerine Doğan Haber Ajansı Kayseri Bölge Temsilcisi olarak 1 yıl daha sürdürdüm. 2001 yılında gazetecilikten emekli oldum.

Emekliliğin hemen ardından Show Tv, Sky Türk, Akşam, Tercüman, Güneş Gazeteleri, Alem FM gibi birçok yayını bünyesinde bulunan Çukurova-Türk Medya grubu Kayseri Temsilciliği görevine getirildim. Halen bu görevi devam ettirmekteyim. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

Üç kez tandem ile uçarak yamaç paraşütü ile Kayseri semalarından haber yaptım.

Polis-adliye muhabirliğinde branşlaşan Kayseri’deki tek gazeteci olması nedeniyle polisiye birçok haberde ilginç detayları yazan gazeteci oldum. Kayseri Kapalı Cezaevi’nden TİKKO militanlarının, Nevşehir Cezaevinden PKK’lıların tünel kazarak firarında, Kırşehir ve Kayseri Cezaevleri önündeki kan davaları infazları,Yozgat Akdağmadeni’ndeki bir ocakta göçük, Almanya’da yaşayan bir geline yapılan işkence sonrası silahlı saldırı,Erciyes Üniversitesi Gevher Nesibe Hastanesi yapılırken ameliyathanesinin unutulması,Rektör Prof. Dr. Aydın İnan’ın Sarımsaklı barajında boğulması,türban tartışılırken Erciyes Üniversitesi’ndeki çarşaflılar, ‘Kara ses’ olarak bilinen Cemalettin Kaplan ve yeğeni Metin Kaplan,islami yazar Emine Şenliklioğlu ile ilginç röportaj ve haberler,Kendini ‘Mehdi’ ilan eden gurbetçinin daha yaşarken kendine yaptırdığı Kur’an Kursu ve türbe, Perşembe günleri çocukların benzer intiharları, Kayseri’de yapılan iki kişilik uçakla havadan Karasazlık bölgesinde kaçak avcı operasyonu, Yeşilhisar’da uydudan arazi taraması ile Türkiye’nin en büyük uyuşturucu tarlasının belirlenip imhası, Kocasinan ilçesi Obruk’ta uluslararası uyuşturucu kaçakçılarının ilginç kenevir tarlası, Özvatanlı gurbetçinin yurtdışında iken emekli olması için belediyeden kadrolu gösterilmesi, mor ışıkla ortadan kaldırılan cinayet delillerinin Türkiye’de ilk tesbiti, tarlaya yaptırılan hayır çeşmesinin ilginç davası ve öyküsü,üç ilçeyi kapsayan asırlık davanın halen devam etmesi,randevuevi işletenlerin müşterilerine yönelik kara defter tutanakları, seri katilin ilk cinayeti sonrasında yapılan dedikoduların yıkımları, sahte paralar ile kurban bayramlarındaki alışverişler, hırsızlığa karşı ilk mermi atan kapı icadı, bakır tel hırsızlarının son işlerinde yakalanması, profesyonel hırsızları üzen haberler, 4 isimli hakimin öğüt verirken cezaları araya sıkıştırması ve sanıkların bilmeden tahliye sevinçleri gibi Türkiye’de gündeme oturan birçok habere imza attım.

Üzeyir Garih cinayeti zanlısı Yener Yermez’in ilk yakalanma anı,Kayseri’nin Develi ilçesi Bakırdağ Saraycık köyünde üç maden işçisinin yerin 150 metre derinliğinde kurtarılma çalışmaları,hava hortumundan beslenmeleri, Kayseri Doğumevi’nde pramatüre bebeğin konduğu kuvözde elektrik kontağından yanması, kendi rahmi ile kocasının adı Rahmi’yi karıştıran kadının ilginç ilaç kullanma yöntemi, yeni çıktığında üç gencin duvarlarını delerek pahalı diye viagraları çalıp içmeleri, hayat kadınlarında denemeleri, Nevşehir’de kaz ayaklı aile,kanserli köyler, dünyanın ilk eşekli kütüphanesinin öyküsü, davulcu, dilenci, yankesici, katil köyler,cezaevi aracının Pınarbaşı ilçesinde içindeki 5 mahkumla yanması,emniyet amirliğine yapılan bombalı terör saldırısı, Kayseri-Ankara karayolu Kızılağıl rampasında iki Muş seyahat otobüsünün çarpışarak 54 yolcunun ölmesi gibi haberlerle çeşitli dallarda Türkiye, Kayseri, Aksaray, Nevşehir Gazeteciler Cemiyetleri, ayrıca çeşitli kamu ve sivil toplum kuruluşlarınca birincilik, ikincilik ödülleri kazandı.

Akşam bölümünden mezun olduğum tarihi Kayseri Lisesi Mezunları Derneğinin ikinci başkanıyım. Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü ve Kayseri Spor Adamları Derneği Basın sözcüsü, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Denetim Kurulu Başkanıyım. Ayrıca TEMA, Kızılay, Plastikçiler Derneğinin gönüllü basın danışmanıyım. Orman ve Su Bakanlığında yıllardır fahri av müfettişiyim.

Özellikle Türkiye Cumhuriyeti 11. Cumhurbaşkanı ile Erciyes’te yaptığım ve yaptığımız Kar banyosu 110 ülkede 900 köşe yazısı, 318 bin haber konusu olarak bir rekora imza attı.

Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Plastikçiler Derneği ile Mavi kapak kampanyasında ilk önce Milli Eğitim tarafından seçilen bir engelliye sandalye,daha sonra iki ayrı okuldaki engelliye de akülü engelli araçlarını Plastikçiler Derneği ile protokol kapsamında teslim ettim. Mavi kapak toplamaya devam ederek bunları kitaba dönüştürüp, Erciyes’ten Adıyaman Kahta’ya giden Jandarma Üsteğmen Hasan Dombaycı’nın başlattığı her okula bir kütüphane kampanyasına katkıda bulundum.

Mesleğe devam ederken, bir kez haberden dönerken aracımız devrildi. Dört kez kışın karla mücadele sırasında araç kaydı yoldan çıktık. Üç kez bakan takibi yaparken Erciyes’te aracımız kaydı uçurumun kenarında durduk. Birinde aracımızın freni patladı. Milliyet Gazetesinde iken ‘Harem-selamlık’ haberim nedeniyle bir grup işyerini bastı. Beni tanımadıkları için ‘Davut Güleç kim?’ diye sordular. Döveceklerdi, müdürümüz Şemsi beyde ‘O şu an görevde’ diyerek uzaklaştırdı. Bir haberimde editörün yanlışlığı yüzünden, haberde adı geçen kişi ile karşı karşıya geldik. İnandığı için bir şey yapmadı. Çoğu tehdidi ‘Kimse devletten güçlü değil’ diyerek ciddiye almadım.

Kayseri valimiz sayın Mevlüt Bilici’nin ve büyükşehir belediye başkanımız sayın Mehmet Özhaseki’nin yurt içi ve yurt dışı gezilerinden döndükten sonra bize şu iletiyi bildirmeleri bize ayrı bir gurur kaynağı olmuştur:”Sizin kar kaplanları ne yapmaktadırlar.”diye gurbettekiler bize sizleri soruyorlar.Bu gösteriyor ki biz kaplanlar olarak bu memlekete tanıtım adına güzel işler yapmışız demektir.

ULUSLARARASI ARAŞTIRMA KONUSU OLDUK…

HİSF ve Erciyes kar Kaplanları Spor kulübü olarak, Erciyes Üniversitesi Spor hekimliği ve Fizyoloji Ana Bilim Dalı tarafından ‘Uluslararası ücretsiz yüksek irtifada ve kış aylarında spor yapan hasta insanlardan oluşan insanlardan oluşan 25 kişi ile araştırma ve proje’ konusu olduk. Çeşitli testlerden geçen 50 yaş üzerindeki 25 kişi zaman zaman spora, bilime katkıda bulunmak için bu proje kapsamında çeşitli araştırmalara katılmaktadır. Bu araştırmanın ilk sonucu 2012’de Hindistan’da Uluslararası Tıp sempozyumunda Dr. Nazan Dolu tarafından ‘Erciyes Kar Kaplanları’ araştırması olarak Dünya Tıp literatürüne girdi. Sonrasında araştırmanın diğer devam eden bölümleri de çeşitli ülkelerdeki tıp sempozyumlarında anlatıldı.

HAYATI VE MESLEK ANILARI

DAVUT GÜLEÇ KİMDİR?

1960’da Kayseri’de doğdum.  Sümer İlkokulu ve ortaokulu Kayseri’de okudum.  Gazeteciliğe  adım attığım güne kadar Sümer Dokuma fabrikası önünde  iş çıkışları  bardakla çekirdek (ayçiçeği), trenlerde su, ayakkabı boyacılığı ve  eski sanayide bulunan pazarda karpuz boşaltarak hayatın zorluklarını da öğreniyordum.  İlkokulda Türkan öğretmenimden karnım acıktıkça  simit istiyor, o da alıyordu. Tabi okuldaki öğretmen disiplini de çok iyiydi. Sümer vazife evlerinde otururken ağır kış şartları hüküm sürüyordu.  Abartmasız, birinci katlara yaklaşan kar kalınlığında imece usulü küreklerle  yollar açılıyor, işe okula gidiliyordu. Tam yılını hatırlamıyorum ama okula  adım attığımız yıllar  ‘hava saldırısı olacak’ denilerek  evlere siyah cam örtüleri dağıtıldı. Işık dışarı sızdırılmadı. Ben Sümer sineması,  itfaiyesi, bazen  fabrika önündeki İsmail amcanın büfesine de gidiyordum. Annemin Hepatit B’den  hastanede yattığı günler zor günlerimizdi. Kayseri-Sivas maçında mahalleden yaralananlar olmuştu. o maçtan sonra uzun süre  çocuklar sokağa çıkartılmadı, bir süre okula gönderilmedi. Komşuluk  ve insan ilişkileri, yardımlaşma,. Dayanışma mükemmeldi. Benim yaşımdaki herkes Sümer Cami imamı rahmetli Salim amcayı unutmaz. Çünkü mahalledeki çocuklara her zaman ayakkabı,  giysi, kırtasiye, neye ihtiyacı varsa kimse görmeden, duymadan  kendisi  ‘Baban aldı, sana vermemi söyledi’ diyerek verirdi.

GAZETECİLİK MESLEĞİNE BÖYLE ADIM ATTIM…

Sümer ortaokulu ikinci sınıfta  yani  Kıbrıs Savaşının olduğu 1974’de tesadüfen amatör spor muhabirliğine başladım.  Tabi Kıbrıs savaşı sırasında  çocukları pilot ve asker olanlar, dönüşlerinde ilginç anılarını çok anlattı. Nasıl vurulan tek kanat uçakla Kayseri’ye geri geldiklerini. O dönemde  Erciyes ve Milli Ülkü Gazetelerinin Düvenönü’nde bulunan matbaa kısmında çalışan ağabeyimin yanına gittiğimde Sümer stadında oynanan amatör maçları takip edecek biri aranıyordu. O dönem Ülker gazetesinden sonra bölgenin en çok satan iki gazetesinin Yazıişleri Müdürleri rahmetli Şemsettin Çetinsöz, Mehmet Aydoğan ve Osman Duygulu ‘Sen tarif etsek yapar mısın?’ dediler. Benimde onayım ile mesleğe adımı atmış oldum. Bu arada ilerleyen dönemde  ‘Acı kahve’ anlamına gelen ‘Sales’ adıyla köşe yazısı da yazmaya başladım. Polisiye olayları da  Valilik ve Jandarmadan  bültenleri alarak takip ediyor, çoğu zaman el ile  saman kağıda  yazıyordum. Ortaokulu tamamlayınca gazeteciliğe devam etmek için Kayseri Akşam Lisesine kayıt yaptırdım. Bazı arkadaşlarımın ‘Dışarıdan bitirip Üniversiteye Tıbba gidelim’ önerisini kabul etmedim. Açık Öğretim Fakültesi önlisans Halkla İlişkiler ve Tanıtım önlisans Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra Açık Öğretim Fakültesi Kamu Yönetimi lisans bölümünü ve ön lisans Adalet bölümünü tamamladım.

Tabi sosyal yaşamlarımızda canlıydı.  Haftalığı aldığımız zaman gazete patronlarımızdan Atıf Uluyağmur ile birlikte toplu olarak Yenimahalle, Demiryolu, Şahin, Emek, Gaziosman, Alemdar, Oğulcuklu sinemalarına düzenli giderdik. Kovboy filmlerini çok severdik. Ama ilk kez Sümer’de sinemaya gittiğimizde üzerimize araba geliyor diye  sinemayı dolduran çocuklarla  korkup bağırmıştık.  Cumhuriyet meydanında bulunan Zümrüt kitapevinin yanındaki mağazada siyah-beyaz  televizyon gösterilirdi. Kalabalık olunca  işyeri sahibi fişi çekerdi. Kalabalıkta kendini sinemada zannederek  ‘Makinist görüntü, ses’ diye bağırırdı. O dönemde  Orduevinin bulunduğu bölge üçgen kışla, Bölge idarenin bulunduğu yer Doğu Yurtiçi Bölge Komutanlığı,  Hilton bölgesi  yazlık bahçeler, Kaleiçi  sebze-meyve satış yeri,  çarşı  bakırcılar-bedestenciler, şimdiki adliyenin yanı Askeri Dikimeviydi. Bayramları kaçırmazdık. Arkadaşlarla, ailelerimizle katılır, coşkusunu yaşardık. Hatta kalenin sürekli üzerine çıkar her gün üsten surlardan iç kısmına iner-çıkardık. Yılanlarda vardı. Kayseri Akşam Lisesi’ni tamamladım.

ZOR YILLARDA MUHABİR OLMAK…

1974’de başladığım gazetecilik mesleğinde 1977’de sigortalı olarak çalışmaya başladım. Sırası ile Kayseri’nin yerel Erciyes, Milli Ülkü, Ülker gazetelerinden sonra Günaydın’ın çıkardığı Kayseri Haber gazetesi, Tercüman’ın çıkardığı  Ortaanadolu’nun en büyük gazetesi Kayseri’de çalıştım. Cumhuriyet ve Demokrat Gazetesi Kayseri temsilciliğinden sonra Antalya Orduevine askere gittim. Isparta’dan sonra Trakya’da Türkiye-Bulgaristan-Yunanistan üçgenindeki Demirköy’de askerliğimi onbaşı olarak tamamladım. İyi gazeteci olmak için ‘Bedel’ ödemek gerekir’ derler. Askerlik dönüşü iki yıl İstanbul’da Günaydın ve Cumhuriyet Yurt Haberleri servisinde görev yaptım. Geldiğim Kayseri’den tekrar dönemedim.

1984 yılında Milliyet Haberler Ajansı Kayseri bürosu Orta Anadolu Temsilci yardımcısı olarak göreve başladım. Bu arada yerel Kayseri Anadolu Haber, Flaş, Objektif Gazetelerinin sayfa editörlüğünü üstlendim. 1991’de Milliyet Haberler Ajansı ve Kanal D Kayseri Bölge ( Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray, Yozgat, Sivas (Tamamen), Çorum, Tokat, Kırıkkale, Kahramanmaraş, Adana (Kısmen) Temsilciliği görevine atandım. Gazetecilikte Polis adliye muhabirliğinde branşlaşarak hem gazete, hem de televizyon da haber-spor-jüri ödülü aldım. Spor yazarlığını da geliştirerek futbol ve basketbolda da çeşitli görevler yaptım.

İLK’LERE İMZA ATTIM..

1988-1991 yılları arasında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Niyazi Bahçecioğlu’nun basın danışmanlığı ile birlikte belediyenin bünyesinde bulunan KBTV’nin Haber müdürlüğü ile ses getirdim. 1991 seçimlerinden hemen sonra bu iki görevimden istifa ederek Kayseri Televizyonu (kay-Tv)’yi 5 arkadaşla kurduk. Objektif Radyo yayın sorumluluğunu da üstlendim. Kay-Tv Haber Müdürlüğü görevinin yanı sıra kapatılmak üzere olan Pınar Tv’nin de kapatılmaması için bir grup arkadaşla sorumluluğunda bulunduk. Çeşitli nedenlerle Kay-tv ve Pınar tv’den ayrıldım.  Bu sırada  adıma Kayseri’nin ilk internet sitesi davutgulec.com’u kurdum. Halen hobi-tatmin ve mesleki olarak bu siteyi de geliştirerek devam ettiriyorum. 2000 yılına kadar başarı ile yaptığım Milliyet ve Kanal D Temsilciliği görevini, Doğan grubu ajanslarının birleşmesi üzerine Doğan Haber Ajansı Kayseri Bölge Temsilcisi olarak 1 yıl daha sürdürdüm. 2003 başında gazetecilikten emekli oldum.

Emekliliğin hemen ardından Show Tv, Sky Türk, Akşam, Tercüman, Güneş Gazeteleri, Alem FM gibi birçok yayını bünyesinde bulunan Çukurova-Türk Medya grubu Kayseri Temsilciliği görevine getirildim.  Buradanda  01 Mayıs 2021’de ayrıldım ve Anka Haber ajansı Kayseri Bölge Temsilciliğine başladım. Halen bu görevime devam ediyorum. Sarıoğlan Belediyesinde 2014-2017 arasında  basın danışmanlığı da yaparken, Kayseri Star Haber Gazetesi’nde kısa süreli  Yazıişleri Müdürlüğü, 5,5 yılda muhabir olarak çalıştım. Evli,  2 çocuk babası, 1 torun sahibiyim..

Dağcılık, Kayak, Trekking, Yüzme, İzcilik sporcu lisansına, Alp disiplini ulusal kayak hakemliği belgesine sahibim. Kayak Federasyonunun çeşitli görevleri nedeniyle zorunlu olarak İngilizce eğitimi aldım.  Kayseri’de ilk  tüm doku ve organlarını bağışlayan kişi oldum.  Kızılay ve İl sağlık Müdürlüğü’nden  ‘ilk yardımcı eğitimi ve belgelerine sahibim.  Bu arada 31 Ağustos 2009’da üç dönem yaptığım HİS Federasyonu Kayseri il Temsilciliğine atanmadan önce Beyzboll ve Softboll il Temsilciliği görevini 2 yıl üstlendim. Bu süre içinde Kayseri’de iki beyzbol takımının kurulması ve takımların çalışması için bir yer tahsisini gerçekleştirdim. Üç kez tandem ile uçarak yamaç paraşütü ile Kayseri semalarından haber yaptım. Paraşütlü kayağı denedim.

BU HABERLERİM HALEN HAFIZALARDA VE KİTAPLAŞIYOR..

Polis-adliye muhabirliğinde branşlaşan Kayseri’deki tek gazeteci olmam nedeniyle  polisiye birçok  haberde  ilginç detayları yazan gazeteci oldum. Kayseri Kapalı Cezaevi’nden TİKKO militanlarının, Nevşehir Cezaevinden PKK’lıların tünel kazarak firarında, Kırşehir ve Kayseri Cezaevleri önündeki kan davaları infazları,  Yozgat Akdağmadeni’ndeki bir ocakta göçük,  Almanya’da yaşayan bir geline yapılan işkence sonrası silahlı saldırı, Erciyes Üniversitesi Gevher Nesibe Hastanesi yapılırken ameliyathanesinin unutulması, Rektör Prof. Dr. Aydın İnan’ın Sarımsaklı barajında boğulması,  türban tartışılırken Erciyes Üniversitesindeki çarşaflılar,  ‘Kara ses’ olarak bilinen Cemalettin Kaplan ve yeğeni Metin Kaplan, islami yazar Emine Şenliklioğlu ile  ilginç röportaj ve haberler,  Kendini  ‘Mehdi’ ilan eden gurbetçinin daha yaşarken kendine yaptırdığı Kuran Kursu ve  türbe,  Perşembe günleri çocukların benzer intiharları, Kayseri’de yapılan iki kişilik uçakla  havadan  Karasazlık bölgesinde kaçak avcı operasyonu,  Yeşilhisar’da  uydudan arazi taraması ile  Türkiye’nin en büyük  uyuşturucu tarlasının belirlenip imhası, Kocasinan ilçesi Obruk’ta  uluslararası  uyuşturucu kaçakçılarının  ilginç kenevir tarlası, Özvatanlı gurbetçinin  yurtdışında iken emekli olması için belediyeden kadrolu gösterilmesi,  mor ışıkla  ortadan kaldırılan  cinayet delillerinin  Türkiye’de ilk tesbiti, tarlaya yaptırılan hayır çeşmesinin ilginç davası ve öyküsü,  Üç ilçeyi  kapsayan asırlık davanın halen devam etmesi, ‘Kar komandoları’ postacıların kışın  yaya posta dağıtımı, karayolları, köy hizmetleri, özel idare,  elektrik ve telefon arıza ekiplerinin kışın zorlu kar ile mücadele ve görevleri, Tomarza’daki ilginç lisesi cinayeti, taşımalı eğitimdeki sorunlar, haymatlostların gurbetçileri falcılık yöntemleri ile ziynet eşyalarını çalmaları, Peşmerbe göçünde Kayseri’ye getirilenlerin ilginç öykü ve yaşamları, Uluslararası  uyuşturucu, insan, hayvan, döviz, solvent, uranyum, naylon fatura gibi olayları, randevuevi işletenlerin müşterilerine yönelik  kara defter tutanakları, seri katilin ilk cinayeti sonrasında yapılan dedikoduların yıkımları, sahte paralar ile  kurban bayramlarındaki alışverişler, hırsızlığa karşı ilk mermi atan kapı icadı, bakır tel hırsızlarının  son işlerinde yakalanması, profesyonel hırsızları üzen haberler, 4 isimli hakimin  öğüt verirken cezaları  araya sıkıştırması ve sanıkların bilmeden tahliye sevinçleri gibi  Türkiye’de gündeme oturan birçok habere imza attım.

BAĞEVİ MAHZENİNDE FUHUŞ…

Kayseri’nin  Haymana bağlarındaki  mahzendeki fuhuş,  Üzeyir Garih cinayeti zanlısı Yener Yermez’in  ilk yakalanma anı, Kayseri’nin Develi ilçesi Bakırdağ Saraycık  köyünde üç maden işçisinin yerin 150 metre derinliğinde kurtarılma çalışmaları,  hava hortumundan  beslenmeleri,  Kayseri Doğumevi’nde pramatüre bebeğin konduğu kuvözde elektrik kontağından yanması, kendi rahmi ile kocasının adı Rahmi’yi karıştıran kadının ilginç ilaç kullanma yöntemi, yeni çıktığında üç gencin duvarlarını delerek pahalı diye  viagraları çalıp içmeleri, hayat kadınlarında denemeleri, Nevşehir’de kaz ayaklı aile,  Kanserli köyler, Dünyanın ilk eşekli kütüphanesinin öyküsü, davulcu, dilenci, yankesici, katil köyler, Cezaevi aracının Pınarbaşı ilçesinde içindeki 5 mahkumla yanması, Emniyet amirliğine yapılan bombalı terör saldırısı, Kayseri-Ankara karayolu Kızılağıl rampasında iki Muş seyahat otobüsünün çarpışarak 54 yolcunun ölmesi, Kayseri’nin Talas ilçesinde şeker bayramı kaybolan ve  feci şekilde öldürülen üç çocuğun katilinin yakalanma haberi,  üç kişiyi öldüren Türkiye’nin ikinci seri katili ile ilk röportaj, İzmir’de tecavüzlere karışan  Kayseri sapığının yakalanması, Kayseri’de çok sayıda yaşlı kadına tecavüz ederek  soyan sapık,  Mevlana mahallesinde  aynı  gün  intihar eden kız kardeşlerin bıraktığı mektup,  Sesli tepesi, Yılanlı dağı, Erciyes, Toroslar, Sarız Ördekli’de ölü ele geçirilen  üç PKK’lının avcı kılıfında  takibi, ölü ele geçirilen  teröristlerin cenazelerinin ortada kalması,  kadavra bulunamadığı için  Tıp öğrencilerinin  maketlerle  yetiştirilmesi,  Türkiye’de ilk kez Kayseri’ye getirilen  ithal etin imhasına karar verildiğinde, etin depolardan sahte belgelerle alınarak ucuz olarak halka yedirilmesi, Dünyayı tehdit eden  salgınlardan sonra  Postada gönderilerin geri çevrilmesi, uyuşturucu hap  fabrikasının cami minaresinden günlerce takibi, tarihi eser kaçakçılarının kazı ve kandırılma öyküleri, kendisini sakat bırakan genci öldüren engellinin son cinayet ve intiharı, dağ ve tepelerde uygunsuz yakalanan  çapkınların ilginç savunmaları, Deprem bölgelerine Kayseri’den giden yardım ve kurtarma ekipleri sevkleri, Hava tatbikatları, tünellerdeki medeniyetler, güldüren fıkra gibi  mahkeme, emniyet savunmaları,  Kızılay ve Tüketici  Koruma Derneği, Vali ile belediye başkanlarından  vatandaş talepleri gibi  birçok önemli haberden sonra  çeşitli dallarda Türkiye, Kayseri, Aksaray, Nevşehir Gazeteciler Cemiyetleri, ayrıca çeşitli kamu ve Sivil Toplum Kuruluşlarınca birincilik, ikincilik ödülleri kazandı.  Sporda Meysuspor erkek basketbol, Yolspor bayan  futbol takımı, Kayserispor, Erciyesspor, Emniyet-Hacılarspor futbol takımlarının başarıları ile  Ted koleji, Kayseri Kaskispor bayan basketbol takımlarının, birçok deplasman maçı, jüri üyelikleri, İspanya, Rusya, İsrail’deki yurtdışı maçları ile, Almanya, İtalya, Roma, Avusturya, İsveç, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Macaristan gibi ülkelere de gezi yaptım.

TELEVİZYONLARDAKİ PROĞRAMLARIMDAN BAZILARI…

Bu arada  yerel televizyonda  ‘Bacasız fabrika’, ‘Şekersiz günler’, ‘gıdalardaki  tehlikeli katkılar’, ‘sokakta, çöplükte, dilencilikte, seyyar satıcılıkta nasıl kazanıyorlar’, ‘Kayseri’de asayiş’ gibi programlar ile  yerel gazetelerde benzer  yazı dizileri ve özellikle ‘Bacasız  sulu bankanın ilginç şifreleri, ipuçları, sloganları, isimleri, taktikleri’ gibi diziler  yıllarca konuşuldu.

Halen lisanslı olarak dağcılık, Erciyes Kar Kaplanları, yüzme, kayak hakemliğimin yanı sıra gönüllü olarak Kızılay, Yeşilay, Tema’nın basın sözcülüğünü yapmakta, Erciyes Üniversitesi BESYO ve İletişim Fakültesinde zaman zaman konferanslara katılmaktayım.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından  2012-13 öğretim yılında  eğitim-öğretime açılan Osman Ulubaş Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği başkanlığı yaparak, iki kez  Herkes İçin Spor Federasyonu, Erciyes Kar Kaplanları  ve okul ile ‘Öğretmenler günü konseri’ organize ettim. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Seyyah ve bizim iller gezisi’ nedeniyle Kayseri’ye 9 grup halinde gelen gençlere  ücretsiz ‘Kaplanlar korosu’ olarak  9 ayrı konser verdik. Ayrıca okuldaki  öğrencilerin  tamamını ilk yıl Erciyes’e, ikinci yıl Kapadokya’ya ücretsiz götürdüm.  Akşam bölümünden  mezun olduğum tarihi Kayseri Lisesi Mezunları Derneğinin  ikinci başkanıyım. Kurtuluş Savaşı’nda  son sınıftan mezun veremeyen bu lisenin  son sınıfı öğrencileri ile öğretmenlerini Sakarya Meydan Savaşı’nın  olduğu ve öğrencilerin Şehit düştüğü  Ankara Polatlı’daki tarihi bölgeye ücretsiz gezi yaptırarak, buradaki Füze Komutanlığı’nda  öğrenciler adına ‘hatıra orman’ kurulmasını sağladım. Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü  ve Kayseri Spor Adamları Derneği Basın sözcüsüyüm, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Denetim Kurulu Başkanlığı yaptım. Ayrıca  TEMA, Kızılay, Plastikçiler Derneğinin gönüllü basın danışmanıyım. Orman ve Su Bakanlığında yıllardır fahri av müfettişiyim. Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi ile Beden Eğitimi ve Spor Meslek Yüksek Okulunda zaman zaman  konferanslar vermekteyim. Özellikle  kitaplaşan ‘Çarşamba sohbetleri’ndeki  ‘Polis adliye muhabirliğinin püf noktaları’ konferansı oldukça ilgi gördü.

DÜNYA ÇAPINDA HABERLERDE REKOR KIRAN KAR BANYOSUNA İMZA ATTIM

Özellikle Türkiye Cumhuriyeti 11. Cumhurbaşkanı ile  Erciyes’te yaptığım ve yaptığımız  Kar banyosu 110 ülkede 900 köşe yazısı, 318 bin  haber konusu olarak bir rekora imza attı. Bu etkinlikte, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Davut Güleç’i ellerinde götürdüğü iki avuç  toz kar ile yıkadı. Zaman zaman Cumhurbaşkanımız Gül,  uydu kanallarla yaptığımız ‘Kaplanlar Türk Sanat Müziği korosu’ proğramlarına canlı bağlanarak  isteklerde bulundu, övgüler yağdırdı. Avusturya Alpleri İnsburg’ta ve  Belarus  Kursk bölgelerindeki kar banyosu ile buzlu suya girmemde  birçok Dünya kanalında  haber konusu oldu, turistlerin ilgisini çekti.

SOSYAL SORUMLULUKTA ÖRNEK OLDUK…

Erciyes Kar Kaplanları  Spor Kulübü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Plastikçiler Derneği ile Mavi kapak kampanyasında ilk önce Milli Eğitim tarafından seçilen bir  engelliye sandalye,  daha sonra  iki ayrı okuldaki engelliye de Akülü engelli araçlarını Plastikçiler Derneği ile protokol kapsamında  teslim ettim. Mavi kapak toplamaya devam ederek bunları kitaba dönüştürüp, Erciyes’ten Adıyaman Kahta’ya giden Jandarma Üsteğmen Hasan Dombaycı’nın başlattığı  her okula bir kütüphane kampanyasına katkıda bulundum.  Kayserispor’un alt yapısında oynayan  oğlum ve diğer çocukların az giyilmiş  krampon, forma, şort, eşofmanlarını Yahyalı’nın Sazak köyünde görev yapan sevdiğim  imam Abdulkadir Aydın’a gönderip iki futbol takımı kurulmasını sağladım. Kayseri içi ve ilçelerine bağlı  birçok köy okulunun  sıra, kütüphane, kitaplık, giyim, kırtasiye konularının temininde aracılık ettim.

Bosna-Hersek’teki katliamlar sırasında  yerel televizyonda yaptığım ‘Bizim Bosna’ programı ile 30’a yakın okulda eğitim görün fakir öğrencilere ihtiyaçlarını sağlattım. Kanserli hasta çocukları sık sık gündeme getirerek onların tedavisine yardımcı olmak için sevdikleri futbolcuları, istediklerini götürdüm. Birçok yardım kuruluşuna destek oldum.

KORO KURDUK, KOROLARDA GÖREV ALDIK…

Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü bünyesinde  gönüllü olarak kurduğumuz  ‘Kaplanlar TSM korosu’nu daha sonra ben Kayseri Büyükşehir Belediye Konservatuvarı  Türk Halk Müziği korosu, arkadaşlarda Türk Sanat Müziği  korosu ve  saz eğitimleri  ile devam ettirdik. THM korosunda 12. Yılı tamamladım. Bir yıl konservatuvarda  bağlama, ritim kursuna da gittim.  Ankara’da iki kez Kadim Kent Kayseri  konserinin ilkinde  ‘Bir of çeksem karşı ki dağlar yıkılır’ türküsünü solist olarak okudum.  Kayseri’deki konserlerin birinde ise ‘ Kara kaş gözlerin elmas’ türküsünü  solist olarak söyledim. Birçok yerel televizyonda, karasal ve uydu yayınlarda konserler verdik, Herkes İçin Spor Federasyonu, Erciyes Kar Kaplanları tanıtım proğramları yaptık. Çoğu proğramı hazırlayıp ben sundum. Ayrıca  polis-adliye muhabirliği konusunda da  olaylar üzerine yorumlar yaptım.

Birçok yerel gazete, bazı ulusal, uluslararası gazete-dergilerde haberlerimin yanı sıra güncel ve mesleki köşe yazıları yazdım, yazıyorum. Sık sık  yerel, ulusal, uluslararası  radyo ve televizyonlardaki programlara canlı bağlanarak merak edilen konuları anlatıyorum. Kayseri Gazeteciler Cemiyetinin Kurban bayramlarında çıkardığı Bayram gazetelerinde ise güncel köşe yazıları yazarak uyarılarda bulunuyorum.

HABERE GİDERKEN HABER OLDUK…

Mesleğe devam ederken, bir kez haberden dönerken aracımız devrildi. Dört kez kışın  karla mücadele sırasında  araç kaydı yoldan çıktık. Üç kez  bakan takibi yaparken Erciyes’te aracımız kaydı uçurumun kenarında durduk. Birinde aracımızın freni patladı. Milliyet Gazetesinde iken ‘Harem-selamlık’ haberim nedeniyle bir grup işyerini bastı. Beni tanımadıkları için  ‘Davut Güleç kim?’ diye sordular. Döveceklerdi, müdürümüz Şemsi beyde ‘O şu an görevde’ diyerek uzaklaştırdı. Bir haberimde editörün yanlışlığı yüzünden, haberde adı geçen kişi ile karşı karşıya geldik. İnandığı için bir şey yapmadı. Çoğu tehdidi ‘Kimse devletten güçlü değil’ diyerek ciddiye almadım.

Ama yazılarında ve konuşmalarında  sık sık ‘Herkesin bu  vatana, millete, devlete, topraklara vefa borcu var. Onunla ödeşmeli.  Mevki ve makamlar gelip geçici. O nedenle makam ve mevkiler bitince  anılarınızla mı yoksa analarınızla mı anılmak istersiniz ona göre zamanı iyi kullanın. Hayatı dolu ve doyarak yaşayın. Bunun içinde harekete geçin. Sahipsiz, kimsesiz, yalnız kimseleri ihmal etmeyin. Dağdaki çobanı da, ayakkabı boyacısını da, hurda toplayanları da, Cumhurbaşkanını da aynı kabul edin. Şansa fazla zaman ayırmayın. Çalışmayanın şansı zaten olmaz. Özgürlüğünüzü hiçbir şeye değişmeyin. Çay-simit keyfini çıkartın. Para belki gerekli ama bazen geçmediği yerlerde var.. Her insan  nasıl kundağa sarıldı ise kefene de sarılacak ve ölümü tadacak” sözlerini ihmal etmiyor.

SPORLA İLGİM VE BİLGİ GEÇMİŞİM….

Gazetecilik Mesleğim sırası içerisinde, sporla ilgili çok aktif görevler ve sorumluluklarım oldu. Kayseri’de Futbolda Kayserispor, Erciyesspor, Bayanlar liginde Yolspor, Erciyes Üniversitesi, Basketbolda Meysuspor, bugün Panküp Ted Koleji karşılaşmalarını izledim, halende izliyorum. Jüri üyelikleri yaptım. 13 ülkedeki futbol, çeşitli spor sahaları, dağ ve kış turizm merkezlerini gezdim. İsrail ve İspanya’da oynanan iki UEFA maçlarına Show Tv adına görevlendirildim. Yurtiçinde pek çok haber ve toplantıya katıldım, haber yaptım.

1988 yılında Kayseri’de dağlarda spor yapan grubu Türkiye’de ilk kez Kanal D’de yayınlanan Televole’de ‘Kar kaplanları’ adı ile haber yaptım. Toplumun kışın kar banyosu ve buzlu suya girmeleri nedeniyle olumlu bakmadığı bu sağlıklı sporun yaygınlaşması için o günden sonra aralıklarla, son 8 yıldır ise başta Show Tv olmak üzere tüm ulusal basında, özellikle kış aylarında ve önemli günlerde yaptığım haberler ile tanıttım. Sağlıklı yaşam için sporun önemini yaptığım bu haberlerde gerçekleştirdiğim röportajlarla destekledim.

Bu sporu yapanlar ile bir çatı altında toplanmak için yaklaşık 5 yıl önce Erciyes Kar Kaplanları Spor Derneğini kurduk. Bir yıl sonra spor kulübü de olduk. Bugün yaklaşık 50 üyesi olan bu kulübe, yaptığım girişimler ile içini tamamen hibe ‘seminer sandalyesi, masa, sandalye’ ile döşeyip, dernek yerine kavuşturdum. İçine de birde kütüphane oluşturuyorum. Faaliyetlerim sırasında hibe olarak tişört, eşofman, şort, sırt çantası, ayakkabı, yazlık-kışlık şapka yaptırdım.

Erciyes Kar Kaplanları Derneği ve Spor Kulübünün logosunu hazırlayıp, bunun Valilikten tescili için mücadele verdim. Ancak logodaki Atatürk ve Türk bayrağı ‘koruma kanunlarına’ takıldığı için yasal mücadele vermeye devam ediyoruz. Türkiye’nin gündeminde siyasi kavga, çekişme ve huzursuzluğun arttığı gün ve seçimler öncesi ‘Kavga, gürültü, görüntü kirliliği istemiyoruz. Gün birlik, beraberlik, barış günüdür’ pankartı açarak sessiz mesaj verip, bunu ulusal kanallara da taşıdık. Spor kulübü olarak Türkiye’nin iki önemli günü 29 Ekim Cumhuriyet’in kuruluş günü ve 30 Ağustos Zafer Bayramında ‘Cumhuriyet ve Zafer Tırmanışını birkaç kez gerçekleştirdik.

Dernek ve Spor kulübü olarak ‘siyaset-ibadet-ticaret’ üçgeninde hassas olup, Dernek-Spor kulübü arkadaşları, sponsor ayarlayıp ücretsiz Çanakkale-Edirne gezisi, ardından Anıtkabir gezisi ile bu merkezlerin önemini anlattırdım. . Bu gezilerde rehberliği ise, birlikte yürüdüğümüz Erciyes Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılapları Bölümünde okutman olan ‘Çanakkale rehberlik kokartı’ bulunan üyemize yaptırdım.

Kayseri’de doğa sporlarının yaygınlaşması için yönetim olarak başta  Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımız  Derviş Eroğlu, Kayseri Valimiz  Mevlüt Bilici,  olmak üzere  Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Özhaseki, ilçe Belediye Başkanları, Rektör, Emniyet Müdürü, Birlik komutanları ile ilişkileri sıcak tutarak, sık sık ziyaretlerde bulunduk. Büyükte destek gördük. Değişik etkinliklerle ilgili resimler ektedir. .

TÜRKİYE’DE İLKLERİ BAŞARDIK…

HİSF ve Erciyes Kar Kaplanları Derneği ve Spor Kulübü olarak Türkiye’de ilkleri de başardım ve başardık. Türkiye’de ilk kez Samsun’dan yola çıkartılıp, Ankara’da Cumhurbaşkanına teslim edilen ‘Sevgi bayrağını atlet ve izciler dışında sadece geçtiğimiz 16 Mayıs’ta Kayseri’de devlet programına aldırarak biz taşıdık. Sevgi bayrağını dernek üyesi olan en yaşlı abimizle eşi belli mesafede taşırken, bizde dernek üyeleri olarak arkasında koşarak devlete, millete, Cumhuriyete bağlılığımızı gösterdik. Hemen ardından, bayrağın bir gün Kayseri’de konuk edildiği Tarihi Kayseri Lisesi’ndeki ilk nöbeti de Spor kulübü üyeleri olarak protokol ile biz tuttuk. Gençlik yürüyüşlerini hiç aksatmadık. Mümkün olduğunca tek tip giyerek yürüyüşe çok sayıda kişi ile katıldık.

VALİ VE BAŞKANDAN TAM DESTEK..

Kayseri’de görev yapan Valilerimizle temaslarımızı hiç kesmedik. Sık sık makamında ve değişik etkinliklerde karşılaşıp doğa sporlarını konuştuk. Ancak mevcut Kayseri Valisi Mevlüt Bilici ile bir ilki gerçekleştirdik. Vali Bilici ‘Gittiğim yurtiçi ve yurtdışı her yerde Kayseri’den çok sizi soruyorlar. Gerçekten siz kışın nasıl kar banyosu yapıp, buzlu suya giriyorsunuz. Bunu görmek istiyorum’ demiştir. Bunun üzerine Erciyes’te geçtiğimiz kış ayı davetimiz üzerine Vali Mevlüt Bilici yürüyüşe gelip kar banyosu yaptığımızı izlemiş, bu arada doğa sporlarının, sağlıklı yaşamın önemini dile getirerek, HİS adına yapılan bu faaliyetlerin önemine dikkat çekmiştir. Bu görüntü, resim ve haberlerde en kısa sürede iletilecektir.

Nitekim Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ile dağ ve kış turizmi için gittiğimiz Avusturya Alp’lerinde şahsımdan rica ederek ‘Erciyes’in, Kayseri’nin, Türkiye’nin tanıtımı için nasıl kar banyosu yaptığımızı göstermemi’ istemiştir. Bunun üzerine İnsburg’ta Avusturya ve Rus TV’lerin önünde ısınmadan sonra kar banyosu yaparak, yüzlerce kişinin önünde, Türkiye ve Kayseri için önemli bir tanıtıma katkıda bulundum.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ‘Dünya bizi değil ama sizi soruyor’ diyerek, Erciyes Kar kaplanlarının fiziki görüntüsünün daha iyi olması, tanıtım için tek tip şort, şapka ve eşofmanla, Kocasinan Belediye Başkanı Bekir yıldız Dernek yeri, içinin döşenmesi, Çanakkale gezisi ile, Talas Belediye Başkanı Rıfat Yıldırım sağlıklı yaşam yürüyüşleri ile desteğini esirgememiştir. Bugün Erciyes Dağ ve Kış Turizm projesi içindeki en önemli konulardan biri ‘Yüksek rakımda sağlıklı spor için yürüyüş-gezi yollarıdır.’

‘KAPLANLARLA YOLCULUK’ PROĞRAMI…

HİSF ve Erciyes kar Kaplanları Derneği ve Spor Kulübü’nün yaptığı faaliyetleri özellikle kış aylarında yaptığım çeşitli yazılı ve görüntülü olarak yerel ve Ulusal yayınlarda habere devam ediyorum. Ancak son 3 yıldır bu faaliyetleri Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde bulunan ‘Kampüs Tv’de kendimin çekerek, hazırladığı ‘Kaplanlarla yolculuk’ programı ile sürekli izleyicilere de tanıttım. Bu tanıtımlar sırasında birçok izleyici ‘Biz Kayseri’yi ve sizi böyle bilmiyorduk’ diyerek hayretlerini dile getirmiştir. Ayrıca geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü ile yaptığım girişimle, genç gazetecilerden bir grup, Erciyes Kar kaplanları Spor Derneği ve Spor Kulübü ile üyelerini, sağlıklı yaşam ve sporu anlatan yazı dizisi ile Aydın Doğan Gazetecilik ödülü yarışmasına katılmış ve mansiyon ödül almıştır.

KAPLANLAR KOROSU..

HİSF ve Erciyes Kar Kaplanları Spor Derneği ve Spor Kulübü olarak, üyelerimiz arasında bulunan konservatuvar öğrencilerinin yardımıyla önce Kayseri Türküleri, daha sonra Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği olmak üzere ‘Kaplanlar korosunu kurduk. Bu koro ile kış aylarında Kayseri’deki yerel televizyonlarda haftada bir ‘Kaplanlar korosu’ programı yaptık.

ULUSLARARASI  ARAŞTIRMA KONUSU OLDUK…

HİSF ve Erciyes kar Kaplanları Spor kulübü olarak, Erciyes Üniversitesi Spor hekimliği ve Fizyoloji Ana Bilim Dalı tarafından ‘Uluslararası ücretsiz  yüksek irtifada  ve kış aylarında  spor yapan hasta insanlardan oluşan  insanlardan oluşan benim başkanlığımdaki 25 kişi ile araştırma ve proje’ konusu olduk. Çeşitli testlerden geçen  50 yaş üzerindeki  25 kişi zaman zaman spora, bilime katkıda bulunmak için  bu proje kapsamında çeşitli araştırmalara katılmaktadır. Bu araştırmanın ilk sonucu 2012’de Hindistan’da Uluslararası Tıp sempozyumunda   Dr. Nazan Dolu tarafından ‘Erciyes Kar Kaplanları’ araştırması olarak  Dünya Tıp literatürüne girdi. Sonrasında  araştırmanın diğer  devam eden bölümleri de çeşitli ülkelerdeki tıp sempozyumlarında  anlatıldı.

Haberleri ve Kısa Biyografisi

    Adınız (gerekli)

    Epostanız (gerekli)

    Telefon Numaranız (gerekli)

    Konu

    İletiniz