Ana Sayfa / Davut Güleç Kimdir?

Davut Güleç Kimdir?

  • Özgeçmiş
  • Deneyimleri Nelerdir?
  • Fotografı
  • Galeri

1960’da Kayseri’de doğdum.

Sümer İlkokulu ve Sümer Ortaokulundan sonra Kayseri Akşam lisesi hemen ardından Açık öğretim Fakültesi Halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünden mezun oldum. Halen Kamu Yönetimi okuyorum. Gazeteciliğe 1974 yılında Erciyes ve Milli Ülkü Gazetesinde başladım. Ülker, Kayseri haber, Ortaanadolu Kayseri Gazetelerinden sonra askere gittim. BBC, Cumhuriyet, Demokrat Gazetelerinde çalıştım. 1984’te Milliyet Haberler ajansı Kayseri Büro Şef Yardımcısı olarak başlayıp 2002 Ocak ayında DHA’da da bir yıl çalışarak emekli oldum. O tarihten sonra Show Tv ve Akşam Gazetesi Kayseri Bölge Temsilcisi olarak çalışıyorum.

Evli ve iki çocuk babasıyım.

Haberleri ve Kısa Biyografisi

Öncelikle Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri Temsilcisi olarak kendimi şahsınıza ve tüm temsilci ile ilgililere tanıtmak istiyorum..

1960’da Kayseri’de doğdum. Sümer İlkokulu ve ortaokulu Kayseri’de okudum. Ta ki gazeteciliğe adım attığım güne kadar Sümer Dokuma Fabrikası önünde iş çıkışları bardakla çekirdek (ayçiçeği), trenlerde su, ayakkabı boyacılığı ve eski sanayide bulunan pazarda karpuz boşaltarak hayatın zorluklarını da öğreniyordum. İlkokulda Türkan öğretmenimden karnım acıktıkça simit istiyor, o da alıyordu. Tabi okuldaki öğretmen disiplini de çok iyiydi. Sümer vazife evlerinde otururken ağır kış şartları hüküm sürüyordu. Abartmasız, birinci katlara yaklaşan kar kalınlığında imece usulü küreklerle yollar açılıyor, işe okula gidiliyordu. Tam yılını hatırlamıyorum ama okula adım attığımız yıllar “hava saldırısı olacak” denilerek evlere siyah cam örtüleri dağıtıldı. Işık dışarı sızdırılmadı. Ben Sümer sineması, itfaiyesi, bazen fabrika önündeki İsmail amcanın büfesine de gidiyordum. Annemin Hepatit B’den hastanede yattığı günler zor günlerimizdi. Kayseri-Sivas maçında mahalleden yaralananlar olmuştu. O maçtan sonra uzun süre çocuklar sokağa çıkartılmadı, bir süre okula gönderilmedi. Komşuluk ve insan ilişkileri, yardımlaşma,dayanışma mükemmeldi. Benim yaşımdaki herkes Sümer Cami imamı rahmetli Salim amcayı unutmaz. Çünkü mahalledeki çocuklara her zaman ayakkabı, giysi, kırtasiye, neye ihtiyacı varsa kimse görmeden, duymadan kendisi “Baban aldı, sana vermemi söyledi” diyerek verirdi.

Sümer ortaokulu ikinci sınıfta yani Kıbrıs Savaşının olduğu 1974’de tesadüfen amatör spor muhabirliğine başladım. Tabi Kıbrıs savaşı sırasında çocukları pilot ve asker olanlar, dönüşlerinde ilginç anılarını çok anlattı. Nasıl vurulan tek kanat uçakla Kayseri’ye geri geldiklerini. O dönemde Erciyes ve Milli Ülkü Gazetelerinin Düvenönü’nde bulunan matbaa kısmında çalışan ağabeyimin yanına gittiğimde Sümer stadında oynanan amatör maçları takip edecek biri aranıyordu. O dönem Ülker gazetesinden sonra bölgenin en çok satan iki gazetesinin yazı işleri müdürleri rahmetli Şemsettin Çetinsöz ve Osman Duygulu “Sen tarif etsek yapar mısın?” dediler. Benimde onayım ile mesleğe adımı atmış oldum. Bu arada ilerleyen dönemde “Acı kahve” anlamına gelen “Sales” adıyla köşe yazısı da yazmaya başladım. Polisiye olayları da valilik ve jandarmadan bültenleri alarak takip ediyor, çoğu zaman el ile saman kağıda yazıyordum. Ortaokulu tamamlayınca gazeteciliğe devam etmek için Kayseri Akşam Lisesi’ne kayıt yaptırdım. Bazı arkadaşlarımın “dışarıdan bitirip üniversiteye tıbba gidelim”önerisini kabul etmedim.

Tabi sosyal yaşamlarımızda canlıydı. Haftalığı aldığımız zaman gazete patronlarımızdan Atıf Uluyağmur ile birlikte toplu olarak Yenimahalle, Demiryolu, Şahin, Emek, Gaziosman, Alemdar, Oğulcuklu sinemalarına düzenli giderdik. Kovboy filmlerini çok severdik. Ama ilk kez Sümer’de sinemaya gittiğimizde üzerimize araba geliyor diye sinemayı dolduran çocuklarla korkup bağırmıştık. Cumhuriyet meydanında bulunan Zümrüt kitapevinin yanındaki mağazada siyah-beyaz televizyon gösterilirdi. Kalabalık olunca işyeri sahibi fişi çekerdi. Kalabalıkta kendini sinemada zannederek “Makinist görüntü, ses” diye bağırırdı.

Kayseri Akşam Lisesi’ni tamamladıktan sonra Açık Öğretim Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümüne kayıt yaptırarak tamamladım. Halen Açık Öğretim Üniversitesi Kamu yönetimi okuyorum. 1974’de başladığım gazetecilik mesleğinde 1977’de sigortalı olarak çalışmaya başladım. Sırası ile Kayseri’nin yerel Erciyes, Milli Ülkü, Ülker gazetelerinden sonra Günaydın’ın çıkardığı Kayseri Haber gazetesi, Tercüman’ın çıkardığı orta anadolunun en büyük gazetesi Kayseri’de çalıştım. Cumhuriyet ve Demokrat Gazetesi Kayseri temsilciliğinden sonra Antalya Orduevine askere gittim. Isparta’dan sonra Trakya’da Türkiye-Bulgaristan-Yunanistan üçgenindeki Demirköy’de askerliğimi onbaşı olarak tamamladım. Bu arada darbe öncesi yaptığım haberler yüzünden ağır bedellerde ödedim. Zaten iyi gazeteci olmak için “bedel ödemek gerekir” derler. Askerlik dönüşü iki yıl İstanbul’da Günaydın ve Cumhuriyet Yurt Haberleri servisinde görev yaptım. Geldiğim Kayseri’den tekrar dönemedim.

1984 yılında Milliyet Haberler Ajansı Kayseri bürosu orta anadolu temsilci yardımcısı olarak göreve başladım. Bu arada yerel Kayseri Anadolu Haber, Flaş, Objektif Gazetelerinin sayfa editörlüğünü üstlendim. 1991’de Milliyet Haberler Ajansı ve Kanal D Kayseri Bölge ( Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray, Yozgat, Sivas (tamamen), Çorum, Tokat, Kırıkkale, Kahramanmaraş, Adana (kısmen) temsilciliği görevine atandım. Gazetecilikte Polis adliye muhabirliğinde branşlaşarak hem gazete, hem de televizyon da haber-spor-jüri ödülü aldım. Spor yazarlığını da geliştirerek futbol ve basketbolda da çeşitli görevler yaptım.

1988-1991 yılları arasında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Niyazi Bahçecioğlu’nun basın danışmanlığı ile birlikte belediyenin bünyesinde bulunan KBTV’nin Haber müdürlüğü ile ses getirdim. 1991 seçimlerinden hemen sonra bu iki görevimden istifa ederek Kayseri Televizyonu (kay-Tv)’yi 5 arkadaşla kurduk. Objektif Radyo yayın sorumluluğunu da üstlendim. Kay-Tv Haber Müdürlüğü görevinin yanı sıra kapatılmak üzere olan Pınar Tv’nin de kapatılmaması için bir grup arkadaşla sorumluluğunda bulunduk. Çeşitli nedenlerle Kay-tv ve Pınar tv’den ayrıldım. 2000 yılına kadar başarı ile yaptığım Milliyet ve Kanal D Temsilciliği görevini, Doğan grubu ajanslarının birleşmesi üzerine Doğan Haber Ajansı Kayseri Bölge Temsilcisi olarak 1 yıl daha sürdürdüm. 2001 yılında gazetecilikten emekli oldum.

Emekliliğin hemen ardından Show Tv, Sky Türk, Akşam, Tercüman, Güneş Gazeteleri, Alem FM gibi birçok yayını bünyesinde bulunan Çukurova-Türk Medya grubu Kayseri Temsilciliği görevine getirildim. Halen bu görevi devam ettirmekteyim. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

Üç kez tandem ile uçarak yamaç paraşütü ile Kayseri semalarından haber yaptım.

Polis-adliye muhabirliğinde branşlaşan Kayseri’deki tek gazeteci olması nedeniyle polisiye birçok haberde ilginç detayları yazan gazeteci oldum. Kayseri Kapalı Cezaevi’nden TİKKO militanlarının, Nevşehir Cezaevinden PKK’lıların tünel kazarak firarında, Kırşehir ve Kayseri Cezaevleri önündeki kan davaları infazları,Yozgat Akdağmadeni’ndeki bir ocakta göçük, Almanya’da yaşayan bir geline yapılan işkence sonrası silahlı saldırı,Erciyes Üniversitesi Gevher Nesibe Hastanesi yapılırken ameliyathanesinin unutulması,Rektör Prof. Dr. Aydın İnan’ın Sarımsaklı barajında boğulması,türban tartışılırken Erciyes Üniversitesi’ndeki çarşaflılar, ‘Kara ses’ olarak bilinen Cemalettin Kaplan ve yeğeni Metin Kaplan,islami yazar Emine Şenliklioğlu ile ilginç röportaj ve haberler,Kendini ‘Mehdi’ ilan eden gurbetçinin daha yaşarken kendine yaptırdığı Kur’an Kursu ve türbe, Perşembe günleri çocukların benzer intiharları, Kayseri’de yapılan iki kişilik uçakla havadan Karasazlık bölgesinde kaçak avcı operasyonu, Yeşilhisar’da uydudan arazi taraması ile Türkiye’nin en büyük uyuşturucu tarlasının belirlenip imhası, Kocasinan ilçesi Obruk’ta uluslararası uyuşturucu kaçakçılarının ilginç kenevir tarlası, Özvatanlı gurbetçinin yurtdışında iken emekli olması için belediyeden kadrolu gösterilmesi, mor ışıkla ortadan kaldırılan cinayet delillerinin Türkiye’de ilk tesbiti, tarlaya yaptırılan hayır çeşmesinin ilginç davası ve öyküsü,üç ilçeyi kapsayan asırlık davanın halen devam etmesi,randevuevi işletenlerin müşterilerine yönelik kara defter tutanakları, seri katilin ilk cinayeti sonrasında yapılan dedikoduların yıkımları, sahte paralar ile kurban bayramlarındaki alışverişler, hırsızlığa karşı ilk mermi atan kapı icadı, bakır tel hırsızlarının son işlerinde yakalanması, profesyonel hırsızları üzen haberler, 4 isimli hakimin öğüt verirken cezaları araya sıkıştırması ve sanıkların bilmeden tahliye sevinçleri gibi Türkiye’de gündeme oturan birçok habere imza attım.

Üzeyir Garih cinayeti zanlısı Yener Yermez’in ilk yakalanma anı,Kayseri’nin Develi ilçesi Bakırdağ Saraycık köyünde üç maden işçisinin yerin 150 metre derinliğinde kurtarılma çalışmaları,hava hortumundan beslenmeleri, Kayseri Doğumevi’nde pramatüre bebeğin konduğu kuvözde elektrik kontağından yanması, kendi rahmi ile kocasının adı Rahmi’yi karıştıran kadının ilginç ilaç kullanma yöntemi, yeni çıktığında üç gencin duvarlarını delerek pahalı diye viagraları çalıp içmeleri, hayat kadınlarında denemeleri, Nevşehir’de kaz ayaklı aile,kanserli köyler, dünyanın ilk eşekli kütüphanesinin öyküsü, davulcu, dilenci, yankesici, katil köyler,cezaevi aracının Pınarbaşı ilçesinde içindeki 5 mahkumla yanması,emniyet amirliğine yapılan bombalı terör saldırısı, Kayseri-Ankara karayolu Kızılağıl rampasında iki Muş seyahat otobüsünün çarpışarak 54 yolcunun ölmesi gibi haberlerle çeşitli dallarda Türkiye, Kayseri, Aksaray, Nevşehir Gazeteciler Cemiyetleri, ayrıca çeşitli kamu ve sivil toplum kuruluşlarınca birincilik, ikincilik ödülleri kazandı.

Akşam bölümünden mezun olduğum tarihi Kayseri Lisesi Mezunları Derneğinin ikinci başkanıyım. Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü ve Kayseri Spor Adamları Derneği Basın sözcüsü, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Denetim Kurulu Başkanıyım. Ayrıca TEMA, Kızılay, Plastikçiler Derneğinin gönüllü basın danışmanıyım. Orman ve Su Bakanlığında yıllardır fahri av müfettişiyim.

Özellikle Türkiye Cumhuriyeti 11. Cumhurbaşkanı ile Erciyes’te yaptığım ve yaptığımız Kar banyosu 110 ülkede 900 köşe yazısı, 318 bin haber konusu olarak bir rekora imza attı.

Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Plastikçiler Derneği ile Mavi kapak kampanyasında ilk önce Milli Eğitim tarafından seçilen bir engelliye sandalye,daha sonra iki ayrı okuldaki engelliye de akülü engelli araçlarını Plastikçiler Derneği ile protokol kapsamında teslim ettim. Mavi kapak toplamaya devam ederek bunları kitaba dönüştürüp, Erciyes’ten Adıyaman Kahta’ya giden Jandarma Üsteğmen Hasan Dombaycı’nın başlattığı her okula bir kütüphane kampanyasına katkıda bulundum.

Mesleğe devam ederken, bir kez haberden dönerken aracımız devrildi. Dört kez kışın karla mücadele sırasında araç kaydı yoldan çıktık. Üç kez bakan takibi yaparken Erciyes’te aracımız kaydı uçurumun kenarında durduk. Birinde aracımızın freni patladı. Milliyet Gazetesinde iken ‘Harem-selamlık’ haberim nedeniyle bir grup işyerini bastı. Beni tanımadıkları için ‘Davut Güleç kim?’ diye sordular. Döveceklerdi, müdürümüz Şemsi beyde ‘O şu an görevde’ diyerek uzaklaştırdı. Bir haberimde editörün yanlışlığı yüzünden, haberde adı geçen kişi ile karşı karşıya geldik. İnandığı için bir şey yapmadı. Çoğu tehdidi ‘Kimse devletten güçlü değil’ diyerek ciddiye almadım.

Kayseri valimiz sayın Mevlüt Bilici’nin ve büyükşehir belediye başkanımız sayın Mehmet Özhaseki’nin yurt içi ve yurt dışı gezilerinden döndükten sonra bize şu iletiyi bildirmeleri bize ayrı bir gurur kaynağı olmuştur:”Sizin kar kaplanları ne yapmaktadırlar.”diye gurbettekiler bize sizleri soruyorlar.Bu gösteriyor ki biz kaplanlar olarak bu memlekete tanıtım adına güzel işler yapmışız demektir.

ULUSLARARASI ARAŞTIRMA KONUSU OLDUK…

HİSF ve Erciyes kar Kaplanları Spor kulübü olarak, Erciyes Üniversitesi Spor hekimliği ve Fizyoloji Ana Bilim Dalı tarafından ‘Uluslararası ücretsiz yüksek irtifada ve kış aylarında spor yapan hasta insanlardan oluşan insanlardan oluşan 25 kişi ile araştırma ve proje’ konusu olduk. Çeşitli testlerden geçen 50 yaş üzerindeki 25 kişi zaman zaman spora, bilime katkıda bulunmak için bu proje kapsamında çeşitli araştırmalara katılmaktadır. Bu araştırmanın ilk sonucu 2012’de Hindistan’da Uluslararası Tıp sempozyumunda Dr. Nazan Dolu tarafından ‘Erciyes Kar Kaplanları’ araştırması olarak Dünya Tıp literatürüne girdi. Sonrasında araştırmanın diğer devam eden bölümleri de çeşitli ülkelerdeki tıp sempozyumlarında anlatıldı.